* *
hosgeldiniz gifleri 10 hosgeldiniz gifleri
*
*

   
  .
  Sosyal Bilgiler
 
ÜNİTE I BİR KAHRAMAN DOĞUYOR
- M. Kemal 1881’de Selanik’te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, Babası Ali Rıza Efendidir.
- Okuduğu okullar: 1- Mahalle Mektebi  2- Şemsi Efendi İlkokulu    3- Selanik Askeri Rüştiyesi 
   4- Manastır Askeri İdadisi   5- İstanbul Harp Okulu  6-Harp Akademisi
- 1905 yılında Harp Akademisinden “Kurmay yüzbaşı” olarak mezun oldu. İlk olarak Şam’da görev yaptı. (5. Ordu’da).
- 1906 yılında “Vatan ve Hürriyet” örgütünü kurdu. Daha sonra bu örgüt İttihat ve Terakki ile birleşti. M. Kemal İttihat ve Terakki Cemiyetinin çalışmalarını beğenmeyince örgütten ayrıldı.
- 13 Nisan 1909’da çıkan 31 Mart Ayaklanmasını bastıran orduda kurmay subay olarak görev aldı.
- 1911’de Trablusgarp’ta halkı harekete geçirmeye giden subaylar arasındaydı.
- 27 Kasım1911’de binbaşılığa terfi etti.1914’te yarbaylığa 1916’da generalliğe terfi etti.
- I. Dünya Savaşında Çanakkale, Kafkasya ve Suriye Cephelerinde savaştı. 

** Atatürk’ün Fikir Hayatı: Dönemin aydınları olan Ziya Gökalp, Namık Kemal gibi kişilerden ve Fransız akımından etkilendi.Bunlara kendi fikirlerini de katarak “Atatürkçü Düşünce Sistemi” dediğimiz kendi fikirlerini oluşturdu.

M. Kemal’in Kurtuluş Savaşı Öncesi görev Yaptığı Yerler:
1- 31 Mart Vakasını bastıran Hareket Ordusunda Kurmay subaylık yaptı.
2- Trablusgarp Savaşı
3- Balkan Savaşlarında Gelibolu’da görev aldı. Bu görevi Çanakkale Savaşında bölgeyi tanıyarak başarılı olmasını sağladı.
4- Çanakkale Savaşı ( Askeri dehası ortaya çıktı.  Anafartalar Kahramanı unvanı aldı)
5- Kafkasya ve Suriye Cephelerinde görev yaptı.

Atatürk’ün Çeşitli Özellikleri Ve Yönleri:
Vatanseverliği: Ulusu için her şeyi yapmasıdır. “Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere canımı vereceğim.” Sözü buna örnektir.
İdealistliği: Hedeflerine ulaşmak için yılmadan çalışmaktır. Hedeflerinden vazgeçmemektir. M. Kemal’in en büyük hedefi milletine yararlı olmaktı. Bunu: “Hizmet edenler namus vazifelerini ifa etmiş olmaktan başka bir şey yapmamışlardır.” diyerek belirtmiştir.
İleri Görüşlülüğü: Geleceği doğru tahmin etmektir. İstanbul’da İtilaf donanmalarını görünce : “ Geldikleri gibi giderler.” buna örnektir.
Çok Cepheliliği (Yönlülüğü): değişik alanlarda bilgili ve etkili olmasıdır. M. Kemal iyi bir asker olduğu gibi iyi yönetici ve hukuk adamıdır.
Mantıklılığı: Yaptığı işlerde mantık kurallarına uymasıdır. Büyük ve gereksiz hayallere kapılmamaktır.
Gurura ve Ümitsizliğe Yer Vermemesi: Yaptıkları işlerle gururlanmaz. Kurtuluş Savaşını kazandığında “Savaşı Türk Milleti kazanmıştır.” demiştir.  Zor durumlarda asla ümitsizliğe kapılmamıştır. 
Hakikati Arama Gücü: Gerçekleri  araştırmasıdır.
Yaratıcı Zihniyeti: Yeni fikirler ortaya koyabilmesidir.
Devrimcidir: Yeni oluşumlar sağlayabilmesi.
Barışçı Olması.
Akıl Ve Bilime Önem Vermesi: Atatürk akıl ve bilime her zaman öncelik vermiştir. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” demiştir.
Sabırlı ve Kararlıdır:
Açık sözlüdür: 
Sanatseverdir: 
Disiplinlidir:

Mustafa Kemal Atatürk’ün Eserleri : 
Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük eser Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunun yanında yazılı eserleri de vardır. Bunlar :
       1-   Nutuk ( 1919-1927 yılları arasındaki olayları anlattığı eseridir )
2-   Vatandaş İçin Medeni Bilgiler
3-   Geometri kitabı
ÜNİTE II MİLLİ UYANIŞ: YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER

                BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI (1914 -1918 ):
    I. Dünya Savaşı öncesi dünyada çıkar çatışmaları ve sanayileşme ile beraber bir yarış ve sömürge yarışı başlamıştı. Buda zamanla ülkeler arasında gerginliğe yol açtı. Ve dünyada büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu.
     Ülkeler iki ana gruba ayrılmıştı. Bunlar :
İtilaf   (Anlaşma)   Devletleri: İngiltere, Fransa ve Rusya (Sonradan; İtalya, ABD, Japonya, Romanya, Yunanistan)
İttifak (Bağlaşma) Devletleri: Almanya, Avusturya- Macaristan İmp. Ve İtalya (Sonradan; Osmanlı ve Bulgaristan)
** İtalya Savaş başlamadan önce İttifak grubunda İtilaf grubuna geçmiştir.

I. Dünya Savaşının Nedenleri: 
1- Sanayileşmeye bağlı sömürge yarışı                    2- Sömürgeciliğe bağlı Ham madde ve Pazar yarışı
3- Çıkar çatışmaları ( Mesela Almanya Fransa arasında Alses Loren Bölgesi sorunu) 
4- Bloklaşma (Gruplaşma)
5- Milliyetçilik, özgürlük gibi düşünce akımlarının etkisi
Savaşın Başlatan olay: Savaşın başlaması an meselesi idi. Savaşın başlamasına Saray Bosna gezisine çıkan Avusturya – Macaristan İmparatorluğu Veliaht’ının bir Sırplı tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
* Savaş yukarıda saydığımız nedenlerle başlaması bekleniyordu. Veliahttın öldürülmesi sadece savaşın bahanesidir. Bu nedenle buna görünen sebep denir.
Savaşın Gelişimi:
    Sırplılara, Avusturya – Macaristan imparatorluğu savaş ilan etti. Sırplıları destekleyen İngiltere ve Fransa’da Savaşa girdi. Daha sonra Almanya’da savaşa girmesi ile dünya savaşı başladı.  İlk başlarda İttifak Grubu başarılı iken ABD’nin savaşa girmesi ile İtilaf Grubu savaşı kazandı.
OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞ GİRMESİ:
Savaş başladığında Osmanlı tarafsızlığını ilan etti. İtilaf Devletleri Osmanlının tarafsız kalmasını istiyordu. Almanya ise Osmanlıyı yanında savaşa istiyordu. Yönetimi elinde bulunduran İttihat ve Terakki Cemiyetini yönetenler Almanya yanında savaşa girilirse başarılı olacağına inanıyorlardı ( Başta Enver Paşa). 
  Almanlarla gizli bir antlaşma yapıldı. İki Alman gemisi İngilizlerden kaçarak Osmanlıya sığındı. İngiltere gemileri isteyince gemilerin satın alındığı söylendi. Goben  ve Breslav  adlı iki Alman gemisine Yavuz  ve Midilli adı verilerek Türk bayrağı çekildi. Bu gemiler Karadeniz’de Rus limanlarını bombaladılar. Rusya’nın Osmanlıya savaş ilan etmesi ile Osmanlı I. Dünya Savaşına girmiş oldu.
** Osmanlını savaşa girme amacı; kaybettiği toprakları geri almak ve eski gücüne kavuşmaktı.
** Almanya’nın Osmanlıyı Yanında İstemesinin Sebepleri: 1- Cephelerini genişletmek   2- İngiliz ve Fransızların Sömürge yollarını kesmek   3- Osmanlıdaki Halifelik gücünden yararlanarak Türkleri ve Müslümanları yanında savaşa katmak.
Osmanlının Savaştığı Cepheler: Osmanlının savaştığı cepheleri üçe ayırabiliriz. Bunlar: 
1- Saldırı (Taarruz ) Cepheleri: Kafkasya ve Kanal Cepheleri  
2- Savunma Cepheleri: Çanakkale, Irak, Suriye ve Filistin, Hicaz, Yemen cepheleridir. 
3- Yardım cepheleri: Galiçya ve Makedonya cepheleridir.
1- Çanakkale cephesi: İtilaf Devletleri açtı. Açılma amacı; Rusya’ya yardım götürmek, Boğazları ve İstanbul’u alarak Osmanlıyı savaş dışı bırakmaktı.
  18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı önünde savaşlar başladı. İtilaf donanmaları boğazları geçemeyince Gelibolu Yarımadasına asker çıkardı. (Anzaklar: Yeni Zelanda ve Avustralya askerleri) M. Kemal burada başarılı savaşlar çıkardı.
M. Kemal burada: “Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir.” diyordu. 
  Yapılan savaşlar sonunda İtilaf askerleri çekilmek zorunda kaldı. Bu savaşta yaklaşık beş yüz bin asker şehit olmuştur. 
** Savaşın kazanılması I. Dünya Savaşının uzamansa sebep oldu.
** M. Kemal’e başarılarından dolayı “Anafartalar Kahramanı” unvanı aldı.
** Tek başarı sağlanan cephedir.
2- Kafkasya Cephesi : Rusların egemenliğindeki Türklerle birleşmek için açıldı. Yalnız Enver Paşanın yanlış politikası yüzünden Sarıkamış’ta binlerce asker açlıktan, hastalıktan ve soğuktan savaşmadan öldü. Ruslar Muş, Bingöl, Van,Erzurum, Erzincan çevresini ele geçirdi. 
   Çanakkale Cephesinden buraya gelen M. Kemal Muş , Bitlis gibi yerleri geri aldı. Bu sırada Rusya içinde Bolşevik Devrimi olunca Rusya Brest Litowsk Antlaşmasını imzalayarak I. dünya savaşından çekildi (1917). 
3 - Kanal Cephesi: Almanların isteği ile Osmanlı Devleti İngilizlerin sömürge yolunu kesmek için açtı. Burada yapılan savaşları İtilaf devletleri kazandı. Osmanlı geri çekildi.
4- Irak Cephesi: İngilizler Kanal Cephesinden sonra Rusya’ya Kafkasya üzerinden yardım etmek ve Irak petrollerini ele geçirmek için bu cepheyi açtı. İlk başta Osmanlı başarılı sonuçlar alsa da daha sonra geri çekilmek zorunda kaldı.

Tehcir Kanunu: Birinci Dünya Savaşında Ermenilerin Anadolu’dan Suriye ve Irak’ın kuzeyine göç ettirilmesini sağlayan göç kanunudur. Yalnız günümüzde Ermeniler bu dönemde 1,5 milyon Ermeni’yi öldürdünüz diyerek haksız soykırım iddialarında bulunuyor. Bizim arşivlerimizi incelemek için herkese açtık gelin sizde arşivlerinizi açın soykırım iddiaları olmadığını tartışalım diyoruz yaklaşmıyorlar. İddiaların amacı Türkiye’nin dünya kamuoyunda itibarını sarsmak ve daha bazı topraklarımızda hak idia etmeleridir.

Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918): 
Osmanlının savaş sonunda imzaladığı ateşkes antlaşmasıdır. Bu antlaşma ile Osmanlının Ordusu dağıtıldı, silahlarına el konuldu, ulaşım ve haberleşme araçlarına el konuldu.İstanbul kontrol altına alındı. Fakat en önemli iki maddesi vardı. Bunlar:
7. Madde: İtilaf Devletlerinin güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa; İtilaf devletleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek. 
Amacı: Osmanlının her yerini işgale açık hale getirerek Osmanlıyı parçalamak.
24. Madde: Şark-ı Vilayet (Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput) illerinde bir sorun çıkarsa buralar işgal edilebilecek.
Amacı: Burada bir Ermeni devleti kurmak. 
*** Mondros Ateşkes Antlaşması olmasına rağmen şartları çok ağırdır.
*** Osmanlı ile barış antlaşması olarak Sevr Antlaşması imzalanacak (10 Ağustos 1920) ancak TBMM antlaşmayı kabul etmediği için yürürlüğe girmedi.
*** Mondros’tan sonra  Anadolu’nun işgali üzerine Türk Halkı M. Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşını başlatmıştır. 

Wilson Prensipleri (İlkeleri):  
ABD’nin I. Dünya Savaşına girerken yayınladığı ilkelerdir. 14 maddeden oluşur. Wilson İlkelerine göre yenen devletler yenilen devletlerden toprak almayacak, dünya barışını sağlamak için cemiyet kurulacak gibi maddeleri vardı. 12. maddesi Osmanlı ile ilgili olup kısaca şöyledir: Osmanlının toprak bütünlüğü korunacak ve Osmanlıda bir bölgede hangi ulus çoğunlukta ise onun devleti kurulabilecek, Türklerin çoğunlukta olduğu yerler Türklerde kalacaktı.
** Yunanistan bu maddeye dayanarak İzmir çevresinde Rum çok diyerek buraları isteyecektir.
Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919):
 Barış antlaşmalarının koşulları görüşülmek üzere toplandı. Ancak daha çok Osmanlının nasıl paylaşılacağı sorun oldu. Ege çevresi İtalya’ya verilmişken Yunanistan İzmir çevresini istedi. İngiltere ve Fransa burayı güçsüz Yunanistan’a bırakma kararı verdi. Buda İtalya’yı küstürdü. Bu nedenle Anadolu işgalinde İtalya sessiz kaldı. İtalyanların olduğu yerlerde savaşlar daha az oldu.
Osmanlının Paylaşımı:
İtalya’ya: Güneybatı Akdeniz (Antalya, Isparta dolayları)
Fransa’ya: Urfa,Maraş,Antep,Suriye ve Lübnan, Boğazlar
İngiltere’ye : Irak, Filistin ve Boğazlar bırakılmıştır. 
Yunanlılar : İzmir, Aydın çevresi (Batı Ege)   
İzmir’in İşgali (15 Mayıs 1919): 
Yunanlılar Paris Barış Konferansına dayanarak İngiliz ve Fransızların desteği ile 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkararak işgale başladı. ** Böylece Anadolu’da işgale başlayan ilk devlet Yunanlılar oldu.
- Halk işgalden önce işgalin engellenmesi için gösteriler yaptı. Padişahtan yardım istedi. Ancak hiçbir yardım gelmedi. Ve işgallere karşı direnilmemesi istendi.
- Yunanlılar İzmir’deki Rumların coşkulu karşılaması ile İzmir’e girdi. Gazeteci Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkan kişi oldu .
- Yunanlılar silah bırakmış askerlerimizi kışlada kurşuna dizerek İzmir ve çevresini işgale başladılar.
  
CEMİYETLER:
Yurdumuzun işgali üzerine Anadolu’nu çeşitli yerlerinde çeşitli cemiyetler kuruldu. Cemiyetler Zaralı ve yaralı olamak üzere iki kısma ayrılabilir. Zaralı cemiyetlerde kendi içinde azınlıkların kurduğu ve milli varlığa düşman cemiyetler diye ikiye ayırabiliriz. 

A) Zararlı Cemiyetler:
a) Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler:
1- Mavri Mira: Rumlar tarafından kuruldu. İstanbul Patrikhanesi yönetir. İzmir ve Doğu Trakya’yı Yunanistana katmak istemektedir. 
2- Etnik-Eterya Cemiyeti: Rumlar tarafından Yunanistan sınırlarını genişletmek için kuruldu. 
3- Pontus Rum Cemiyeti: Doğu Karadeniz’de eski Rum Pontus Devletini tekrar canlandırmak için Rumlar tarafından kuruldu. 
4- Ermeni Taşnak –Hınçak Cemiyeti: Ermeniler tarafından Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermiştir. 
5- Makabbi ve Alyans (Musevi) cemiyetleri de Yahudiler tarafından kurulan cemiyetlerdir.
*** Azınlık cemiyetlerinin ortak amacı Osmanlıyı parçalayarak kendi devletlerini kurmak istemeleridir.

b)Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Osmanlını kendi içinde doğmuş fakat Kurtuluş Savaşına  karşı oldukları için düşman cemiyet olarak adlandırılmıştır.
1- Kürt Teali Cemiyeti: Doğu illerinde bir Kürt Devleti kurmak için faaliyette bulundu.(İstanbul’da kuruldu.) 
2- Teali İslam Cemiyeti: Saltanat ve Hilafeti desteklemiş ve İstanbul’da kurulmuştur. 
3- İngiliz Muhipleri Cemiyeti: İngiliz himayesinde yaşamayı isteyenler kurmuştur. 
4- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası: Saltanat ve Hilafeti desteklemiştir. 
5- Wilson Prensipleri Cemiyeti: Amerika egemenliğini(Mandasını) istemiştir. 
6- Hürriyet ve İtilaf Fırkası: Kurtuluş Savaşını engellemek için çalışmalar yapmıştır. Önceden İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı kurulmuştu.
** Milli Varlığa düşman cemiyetler hilafete bağlı kalmakla ve de yabancı devletlerin korumasına girerek kurtuluşu amaçlıyordu.

B) Yararlı Cemiyetler ( Milli Cemiyetler) :
1- Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini önlemek için kuruldu. 
2- Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Trakya’nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için Edirne’de kuruldu. 
3- Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti: Doğu Karadeniz ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Rum Pontus Devletinin kurulmasına engel olmak için kuruldu. 
4- Kilikyalılar Cemiyeti: Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini önlemek için kurulmuştur. 
5- İzmir Müdafaa-i Hukuk –i Osmaniye Cemiyeti: İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek için kurulmuştur. 
6- Redd-i İlhak Cemiyeti: Buda İzmir ve çevresini korumak için kuruldu.
7- Milli Kongre Cemiyeti: İstanbul’da kurulan bu cemiyet Türklere karşı yapılan haksızlıkları basın ve yayın yolu ile dünyaya duyurmaya çalışmışlardır. 
8- Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti: Anadolu’nun işgalini protesto etmek için Sivas’ta kuruldu.
** Yararlı Cemiyetler vatanın kurtuluşu için kurulmuş ancak daha çok kendi bölgelerini korumaya yöneliktir. Daha sonra M. Kemal bu cemiyetleri Sivas Kongresinde birleştirerek kurtuluşu tüm ulus düzeyinde genişletecektir.    ** Önce basın yayın yoluyla kurtuluş çareleri aramışlar etkili olmayınca silahlı direniş birlikleri (Kuva-yi Milliye Birlikleri) kurdular. 

İşgaller Karşısında Padişahın Tutumu:
Mondros’tan sonra  Anadolu işgal edilmeye başlamıştı. Bu durum karşısında padişah işgallere ses çıkarmama tutumuna girdi.
Böylece işgalci kuvvetlerinin tepkisini fazla çekmeyerek Osmanlının devamını sağlamaya çalışıyordu. Kısaca Osmanlının kaderini işgalci kuvvetlerinin insafına bırakmıştı. 
İşgaller Karşısında M. Kemal’in Tutumu: 
İşgallerden sonra M. Kemal İstanbul’a gelmiştir. Yurdumuz işgale başlayınca İstanbul’da çözüm yolları aramış. Padişah ve komutanları silahlı mücadele için uyarmaya çalıştı. Anca aradığı desteği bulamayınca kurtuluşu Anadolu’da gördü. Bunun için Anadolu’ya geçmesi gerekliydi. 
Aradığı fırsatı sonunda buldu. Padişah Samsun çevresindeki ayaklanmaları incelemesi için ordu müfettişi olarak Samsun’a gönderme kararı aldı. Böylece M. Kemal İstanbul’dan da uzaklaştırılmış olacaktı.
 
** Kuva-yi Milli’ye: Vatanı kurtarmak için halk tarafından kurulan küçük birliklere verilen addır.
- Kuva-yı Milliye’nin özelikleri: Düzenli bir ordu niteliğine sahip değildi. Eli silâh tutan herkesin ka¬tıldığı küçük silâhlı gruplardı. Her türlü ihti¬yaçlarını halk karşılıyordu. -Başlarına buyruk hareket ediyorlardı. - Ortak düşünce, vatan topraklarını savun¬mak ve Türk Milleti'ni onuruyla yaşatmaktı.  -Sadece kendi bölgelerini korumaya yönelik kuruldular. M. Kemal düzenli orduyu kurana kadar ülkeyi savundular.

Mustafa kemal’in Samsun’a Çıkışı (19 Mayıs 1919):
Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra Pontusçu Rumlar Samsun ve Trabzon çevresinde Türkler'e saldırmaya başladılar.
- Türkler'in kendilerini savunmalarını  ise İngilizler, güvenliği bozma olarak değerlen¬dirip,  Osmanlı  Hükümetinden,  bu karışıklığın  önlenmesini istediler. Maksatları bu bahaneyle Mondros Ateşkes Antlaş¬masının 7. maddesi uyarınca buraları işgal etmekti.
Osmanlı Hükümeti, Samsun ve çevresin¬deki karışıklıkları önlemesi için Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişliğine atadı (30 Nisan 1919). Böylece hem Mustafa Kemal İstanbul'dan uzaklaştırılmış hem de Samsun ve çevresindeki karışıklıklar ön¬lenmiş olacaktı.
Mustafa Kemal, İzmir'in işgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919 da İstanbul'dan ay¬rıldı. 19 Mayıs 1919 da Samsun'a ulaştı. Millî kurtuluş mücadelesinin, milletin gücü ile başarılabileceği inancıyla ve "Ya İstiklâl, ya ölüm" parolasıyla çalışmalarına başladı.
- ** Havza Genelgesini yayımlayarak, henüz dağıtılmamış ordu birliklerinden, ordunun dağıtılmamasını ve silâhların teslim edil¬memesini duyurdu.  Mitingler yapılarak işgallerin kınanmasını istedi.
- Millî şuuru uyandırarak, millî bir teşkilât kurmayı, İşgaller karşısında alevlenen millî heyecanı vatanın her tarafına yaymayı düşünü¬yordu.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): -Kendi bölgelerini, itilâf devletlerinin işgalle¬rinden korumaya çalışan cemiyetleri bir çatı altında   toplamak   gerekiyordu.   Bunu gerçekleştirmek için milletin içinden doğan millî bir kurula ihtiyaç vardı.
Mustafa Kemal, millî bir kurul oluşturmak düşüncesini, Havza Genelgesiyle komutan ve valilere bildirmiş ve teşkilatlanma ça¬lışmalarını başlatmıştı.
Amasya Genelgesiyle de:Vatanın içinde bulunduğu durumu İstanbul Hükümetinin tutumunu ve bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi ve neler yapılması gerektiğini belirtmişti.
Maddeleri: 1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlike¬dedir. (gerekçe)
2- İstanbul Hükümeti, sorumluluğunun gerek¬lerini yerine getirememektedir. Bu hal mille¬timizi yok durumuna düşürüyor.
3- Milletin İstiklâlini yine milletin azim ve ka¬rarı kurtaracaktır. ( Amaç ve yöntem)
4- Milletin  durumunu  ve  davranışını   göz önünde tutmak, haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve de¬netimden kurtulmuş millî bir kurulun varlığı gereklidir.
5- Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'ta millî bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır.
6- Bunun için illerin her sancağından halkın güvenini kazanmış üç delegenin hemen yola çıkarılması gerekmektedir.
7-Her ihtimale karşı durum gizli tutulmalıdır. 
Amasya Genelgesi’nin Önemi :
* İlk defa kurtuluş savaşının mücadele safhası başlamıştır. 
* İlk defa kurtuluş savaşının gerekçesi , yöntemi ve amacı belirtilmiştir. 
* İlk defa milli bir kurulun oluşturulmasından bahsedilmiştir. 
* İlk defa İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediğinden bahsedilmiştir. 
* Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verilmiştir. 
NOT :M.Kemal Amasya Genelgesi’nden sonra 8 Temmuz 1919’da padişaha yolladığı bir telgrafla resmi göreviyle birlikte askerlik görevinden de istifa ettiğini açıklamıştır. 
Erzurum Kongresi ( 23 Temmuz- 7 Ağustos 1919): Mondros Ateşkes Antlaşmasına göre, Doğu Anadolu'daki Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir karı¬şıklık çıkarsa, buralar işgal edilebilecekti. Amaç Doğu Anadolu'da Ermeniler'e yurt sağlamaktı.
Doğu Anadolu Halkı buna meydan verme¬mek ve haklarını savunabilmek için Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurdu. Bu cemiyet, alınması gerekli tedbir¬leri görüşmek üzere Erzurum Kongresini topladı. Mustafa Kemal de kongreye katıldı ve kongre başkanlığına seçildi.
Maddeleri: 1. Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, par¬çalanamaz.
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, Osmanlı Hükümetinin dağılması ha¬linde millet, hep birlikte direniş ve savun¬maya geçecektir.
3. Vatanın ve İstiklâlin korunmasına Osmanlı Hükümetinin  gücü  yetmediği  takdirde, amacı gerçekleştirmek için geçici bir hü¬kümet kurulacaktır. Bu hükümetin üyeleri millî kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.
4. Kuva-yi Milliyeyi âmil ve millî iradeyi hakim kılmak esastır.
5. Azınlıklara siyasî hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozucu haklar verilemez.
6. Manda ve himaye kabul edilemez.
7. Mebuslar Meclisinin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır.
Erzurum Kongresinin Önemi:  ** Erzurum kongresi bölgesel olarak toplanmış fakat aldığı kararlar ulusal bir kongredir. 
* Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin girişimleriyle bölgedeki Ermeni tehlikesine karşı toplanmıştır. 
*İlk defa  milli sınırlardan bahsedilmiş. Vatanın asla parçalamaz olduğu belirtildi.(Misak-ı Milli’de aynen yer aldı.) 
* İlk defa yeni hükümet kurulmasından bahsedilmiş ve ilk defa 9 kişilik Temsil Heyeti seçilmiştir. 
* İlk defa manda ve himaye reddedilmiştir. 
* Milli Meclisin derhal toplanması ve hükümetin meclisin denetimine girmesi kararlaştırıldı.(Mebusan Meclisi) 
Sivas Kongresi (4 – 11 Eylül 1919):  -Amasya Genelgesiyle, Sivas'ta bir kongre¬nin toplanması istenmişti.
İstanbul Hükümeti bu kongrenin toplan¬masını engellemeye çalıştı. Mustafa Kemal'in tutuklanması emrini verdi, İtilâf Devletleri de aynı çabayı gösterdi. Fakat engelleyemediler. Kongre  her ilden gelen temsilcilerle toplandı ve baş¬kanlığına da Mustafa Kemal seçildi.
-  Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağım¬sızlığının nasıl sağlanacağı konusu ele alındı. Bu konuda Erzurum Kongresinde alınan kararlar aynen kabul edildi.
Önemi:
** Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleştirildi. 
** Manda ve himaye fikri kesin olarak reddedildi. 
* İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarıldı. ( Kamuoyu oluşturmak ve ulusal gücün sesini duyurmak için çıkarıldı.)
* Temsil heyeti 15 kişiye çıkarılmıştır. 
* Her yönüyle ulusal bir kongredir. 
* Ali Fuat Cebesoy Batı Anadolu Kuva-i Milliye Komutanlığına atanmıştır. ( Temsil heyeti yürütme gücünü kullanmıştır.)
Amasya Görüşmeleri ( 20 – 22 Ekim 1919): Damat Ferit Paşa'nın yerine getirilen Ali Rıza Paşa, Temsil Heyeti ile görüşmek üzere Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı görev¬lendirdi.
Mustafa Kemal ve Rauf Bey'in de bulun¬duğu bu görüşmelerde alınan bazı kararlar:
1. Vatanın  bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacaktır.
2. Müslüman  olmayan  topluluklara  siyasî egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak nitelikte haklar verilmeyecektir.
3. İstanbul  Hükümeti Anadolu  ve  Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetini tanıyacaktır.
4. Sivas Kongresi kararları İstanbul Hükümetince kabul edildi.
5. Osmanlı  Mebuslar  Meclisi  Anadolu'da, İstanbul Hükümetinin uygun göreceği gü¬venilir bir yerde toplanacaktır.
Önemi: İstanbul Hükümeti, Amasya görüşmesine temsilci göndermekle, Temsil Heyetinin hu¬kukî varlığını resmen kabul etmiş oluyordu.
NOT: İstanbul Hükümeti yukarıda alınan karar¬lardan sadece Mebuslar Meclisi'nin toplanmasını kabul etti.
 
  Bugün 1 ziyaretçi (9 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Zirve100 Sayac
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Sayac
site ekle site ekle Ask Sevgi SohbetE-toplist.Net Toplist Site Ekle Hit Al Link Ekle Link Paylas e-toplist site ekle - Toplist toplist Toplist
Genel Türk Web Siteleri biber hapı biber hapı